
Spor federasyonlarinin Olagan kongrelerinde gizli oy açık tasnif yapılırken, Mali kongrelerde "ibra" neden açık yapılıyor.
24 Eylül 2026 14:28:29
GUİNNESS DÜNYA REKORTMENİ
Spor federasyonlarinin Olagan kongrelerinde gizli oy açık tasnif yapılırken, Mali kongrelerde "ibra" neden açık yapılıyor.
Spor federasyonlarının mali genel kurulları başladı.
Genel kurullarda faaliyet raporları okunuyor, mali tablolar görüşülüyor, denetim raporları değerlendiriliyor ve sonunda herkesin aklına tek bir soru yerleşiyor.
Yönetim kurulu ibra edilecek mi, edilmeyecek mi?
İşte tam bu bağlamda yıllardır üzerinde yeterince durulmayan bir uygulamayı da şimdi tartışmaya açmak gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü, ortada oldukça absürt bir durum var...
Federasyon başkanını ve yönetim kurulunu seçerken gizli oy, açik tasnif yöntemini kullanıyoruz. Ama iki yıl sonra aynı yönetimin faaliyetlerini değerlendirip ibra edip etmeme kararını verirken neden el kaldırarak açik oy kullanıyoruz?
Peki neden?
Seçerken gizli, hesap sorarken açık.
7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu, federasyon başkanı ile yönetim, denetim ve disiplin kurullarının seçimlerinde gizli oy ve açık tasnif usulünü öngörüyor.
Bunun anlamı, Delege oyunu özgürce kullanacak, ancak kime oy verdiği başkaları tarafından bilinmeyecek.
Oylar ise herkesin gözü önünde sayılacak.
Demek ki, kanun koyucu seçimlerde delegenin iradesinin korunmasına önem veriyor.
Peki aynı delege, iki yıl boyunca görev yapan yönetimin faaliyetleri ve mali yönetimi hakkında karar verirken neden aynı gizlilik güvencesine sahip olamiyor?
İşte benim üzerinde durdugum gerçek sorun burada baslıyor.
Bazen mali genel kurullarda ibra oylamasını sıradan bir gündem maddesi gibi görüyoruz.
Divan kuruluyor...
“İbra edenler…”
Eller kalkıyor.
“Etmeyenler…”
Eller kalkıyor.
Ve sonuç açıklanıyor.Oysa işin hukuki boyutuna baktığımızda ibra kararının hiç de basit olmadığını görüyoruz.
7405 sayılı Kanun, yönetim kurulunun ibra edilmemesi halinde, kalan süreyi tamamlamak üzere yeni yönetim kurulunun seçilmesi amacıyla en geç 60 gün içinde seçimli olağanüstü genel kurul yapılmasını öngörüyor.
Yani, ibra edilmemenin sonucu yönetimin görevine devam edip etmemesine idari ve adli süreç konularina kadar uzanabiliyor.
Böylesine önemli bir karar neden delegenin açıkça el kaldırmasıyla verilmek zorunda olsun?
Şimdi biraz da hayatın gerçeklerine bakalım...
Bir federasyon delegesi sadece salonda oy kullanan bir isim değildir.
Bir kulübü temsil eder.
Federasyonla sportif ve idari ilişkileri olabilir.
Federasyonun organizasyonlarına, müsabakalarına, görevlendirmelerine veya başka süreçlerine ilişkin beklentileri olabilir.
Kamu kurumlarıyla ilişkileri olabilir.
Federasyon yönetimiyle kişisel veya kurumsal ilişkileri bulunabilir.
Bunların hiçbirinin tek başına baskı anlamına geldiğini söylemiyorum.
Ama bu açık oylamanın, delegenin üzerinde sosyal, kurumsal veya idari bir baskı oluşma ihtimalini ortadan kaldırmadığıninda gerçek olduğunu söylüyorum.
Bir delege mevcut yönetime karşı oy kullanmak istiyor olabilir.
Ama herkesin gözü önünde el kaldırmakla, kapalı bir kabinde oy kullanmak aynı şey değildir.
Sandık başında kimse onun hangi tercihi yaptığını bilmez, bilemez.
El kaldırdığında ise salondaki herkes onun hangi yönde irade beyan ettigini bilir.
İşte demokratik secimler açisından esas sorun burada başlıyor.
Bakınız...
Gizli oyun temel amacı, seçmenin veya delegenin iradesini dış etkilerden korumaktır.
Bir insanın özgür iradesiyle karar verebilmesi için yalnızca istediğin yönde oy kullanabilirsin demek yeterli degildir.
Aynı zamanda:
Kimin hangi yönde oy kullandığını kimse bilemeyecek güvencesinin de verilmesi gerekir.
Çünkü, bazen delegeye baskı açıkça yapılmaz,
Bazen bir telefon gelmez,
Bazen tehdit edilmezsiniz.
Ama bulunduğunuz ortam, ilişkileriniz ve geleceğe yönelik beklentileriniz, kararınızı açıklarken sizi düşündürebilir.
Burada bir yanlış anlaşılma olmasın
İbra oylamasının açık yapılması kesinlikle hukuka aykırıdır demiyorum. Mevcut mevzuatta seçimler için gizli oy açıkça düzenlenmişken, ibra oylaması için aynı şekilde açık bir gizli oy zorunluluğu bulunmuyor.
Dolayısıyla bugünkü uygulamayı doğrudan hukuka aykırı ilan etmek yerine başka bir soru sormak daha doğru olur kanaatindeyim.
Sizce, mevcut uygulama, delegelerin özgür iradesini korumak açısından yeterli midir?
Bence tartışmamız gereken mesele budur.
Bu konuda da esasen çözüm oldukça basit. İbra oylaması da seçimlerde olduğu gibi yapılabilir.
Delege sandığa gider.
Kapalı zarf içinde oyunu kullanır.
Oy pusulasında:
“İbra ediyorum.”
ve
“İbra etmiyorum.”
seçenekleri bulunur.
Oy gizlidir.
Sandık herkesin gözü önünde açılır.
Oylar açık şekilde sayılır ve sonuç tutanağa geçirilir.
Hepsi bu.
Ne şeffaflıktan vazgeçilmis olunur ne de hesap verebilirlikten.
Böylece hem delegenin iradesi korunur hem de genel kurulun kararı herkes tarafından görülebilir.
Peki neden bunu tartışmıyoruz?
Spor federasyonlarında yıllardır seçim sistemlerini, delege yapısını, başkanlık seçimlerini, mali yapıları ve yönetim anlayışlarını tartışıyoruz.
Ama en temel sorulardan birini ne hikmetse sormuyoruz "Genel kurul delegesi, yönetimi gerçekten özgür iradesiyle mi ibra ediyor?"
Bu sorunun cevabını güvence altına almanın en kolay yollarından biri de ibra oylamasını gizli hale getirmek olabilir.
Burada mesele mevcut başkanın kim olduğu değildir.
Bugünkü yönetimin iyi veya kötü olması da değildir.
Mesele bir sistem meselesidir.
Bugün bir yönetim ibra edilir, Yarın başka bir yönetim ibra edilmeyebilir.
Bugün bir delege mevcut yönetimi destekler. Yarın başka bir yönetimin hesap vermesi gerektiğini düşünebilir.Sistem kişilere göre değişmemelidir.
7405 sayılı Kanun, federasyon genel kurulunu federasyonun en üst organı olarak kabul ediyor.
O halde genel kurulun gücünü sadece salondaki sandalye sayısıyla değil, delegelerin özgür iradesiyle de ölçmemiz gerekmez mi?
Eğer bir delege, yönetimin faaliyetlerini gerçekten başarılı buluyorsa, gizli oyda da “ibra ediyorum” diyecektir.
Eğer başarılı bulmuyorsa, gizli oyda da “ibra etmiyorum” diyebilecektir.
Kimse onun tercihinden dolayı kendisini baskı altında hissetmeyecektir.
İşte söylemek istediğim gerçek anlamda demokratik denetim biraz da budur.
Son söz;
Spor federasyonlarinin
seçimlerinde delegenin iradesini korumak için nasıl ki gizli oy kullanabiliyorsak, yönetimin hesap verdiği ibra oylamasında da delegeye aynı güvenceyi sağlamaliyiz.
Eminim ki,bu seçim sistemi bu şekliyle devam ettiği sürece bu konularda belki de ileride konuşulacak, mevzuatın yeniden ele alınması gerekebilecektir.
Çünkü, bu seçim duzeninde mesele sadece delegenin el kaldırip indirmek meselesi değildir.Mesele, o eli kaldıran insanın gerçekten özgür iradesiyle hareket edip edemeyecegidir.
Ve... unutmayalım:
Seçim gizli, sayım açık olabiliyorsa, hesap sormak da gizli, sonuç da açık olmalidir.
Bence spor federasyonlarımızın demokratik işleyişi açısından bu konu, sporun üst yönetimi tatafindan ciddi biçimde tartışılmalıdır.
"Alıntı "
Uğur ÖZTÜRK

























